KENTLEŞME SORUNLARINDA ATASAV


Nüfusunun yüzde 70’i kentlerde yaşayan Türkiye’de son 50 yıldır ekonomik-sosyal sorunlar ve iç göçler sonucu kentlerin nüfusu da hızla arttı. Yakın bir gelecekte ülke nüfusunun yüzde 85’nin kentlerde yaşacağı öngörülüyor.

Tarım sektöründe 1950’lerden itibaren büyük değişmeler olan ülkemizde, tarımın teknolojik yapısında, işlenen toprakların mülkiyetinde ve tarıma ayrılan kredilerin dağılımındaki değişmeler sonucu olarak ortaya çıkan mülksüzleşme, işsizlik, yüksek orandaki nüfus artışı, büyük bir nüfusun tarımdan kopuş sürecini başlattı. Karayolu ulaşımındaki hızlı gelişme, mal ve insan akımını da tetikledi. Gerek tüketim gerek üretim mallarının kolaylıkla dolaşımı, başka bir anlatımla tüketim toplumunun koşullarını da hazırladı.
Kentlere göç akışı, 1960’larda otomotivi de içine alarak gelişen ve çeşitlenen, gümrük duvarları ve teşviklerle korunan, desteklenen montaj sanayine ucuz işgücü sağladığı için özendirildi. 1950-1965 yılları, tüm Türkiye’de kentleşme hızının yüzde 6’lar düzeyine tırmandığı yıllar oldu. Kentlerin hemen yakınlarında seçilen sanayi alanlarının etrafı gecekondularla doldu

ATASAV’ın bu konudaki araştırma ve çalışmalarından, özetle şu sonuçlar ortaya çıkıyor:

1- ATASAV kentleşme nedenlerini, ekonomik, teknolojik, siyasal ve psiko-sosyolojik olarak değerlendiriyor. Ekonomik nedenler incelendiğinde, tarımın verimliliği ve kişi başına düşen tarımsal gelir, tarım topraklarının çok parçalanmış olması, iklim koşulları ve toprak aşınması(erozyon), köylüyü köyünde tutmayan nedenler olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’ deki bu olumsuz koşulların, kentleşme hızını geniş ölçüde etkilediği bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

ATASAV, kentlere göçün geriye dönüş koşullarının gerçekleştirilmesinde, proje bazında çalışmalara ağırlık veriyor.

2-  Sanayi devrimiyle başlayan değişim sürecinde teknolojik gelişmeler, kentleşmenin hızlanmasında itici  bir güç olarak rol oynadı. Nüfusun fabrikalar yakınında birikmesi, elektrik enerjisinin sanayide artan oranda kullanılması, kentlerde hızlı nüfus artışını berberinde getirdi. Bunun gibi hidroelektrik santraller de, kentlerin gelişmesi ve yaygınlaşmasında önemli bir etken olarak görüldü . Ayrıca, çeşitli düzeyde verilen siyasal kararlar, hukuk kurumlarından bazıları ve kentlerdeki yönetim yapısının özellikleri, kentleri özendirici bir konuma getirdi.

ATASAV bunun ışığında siyasal, hukuksal ve yönetimsel yapının çağdaş normlar üzerine oturtulması yönünde çalışmaların teşvik edilmesini savunuyor.
 

 3- Gecekonduyu ortadan kaldırmayı sağlayacak önlemleri alacak yerde, önce yapılmasına göz yumup, sonra af yasalarıyla bağışlamak, gecekondulaşma sürecini özendiren ana etkenlerden biri olarak görülüyor.

ATASAV bu noktada gecekondu yasasının incelenip yeniden değerlendirilmesinin gerekli olduğunu, çalışmaları arasında sayıyor.
 

4- Kentleşme sorunları Sosyo-Psikolojik boyutu ile ele  alındığında, bu sorunların köy ve kentin yaşam biçimleri arasındaki farklılaşma ile ortaya çıktığı görülüyor. Kentteki geniş özgürlük ortamı, kentli olma gururu,  toplumsal ve kültürel olanaklar ve hizmetler, kenti çekici kılıyor. Bu nedenle kente göç etme, kentli olma, para kazanma, iş bulma hayalleri de körükleniyor.

ATASAV, kent kültürünün bütün kesimlere aşılanması, kentli-köylü uçurumunun kapatılması çalışmalarında, sosyolojik ve psikolojik nedenlerini araştırıyor.

5- Gecekondu olgusu ile birlikte gelişen süreç, yerel ve merkezi politikada görülen yozlaşmayla ortaya çıktı. Bu yozlaşma özellikle kentsel rantın, politikacılar, mafya türü kişiler, ya da örgütler, veya üst gelir grupları ile birlikte paylaşılmasının yol açtığı ittifakları da pekiştirdi.

ATASAV, yerel ve merkezi yönetimlerdeki yozlaşmanın kent yaşamındaki  olumsuzluklarına çözüm yolları üterek, katkı sağlamayı hedefliyor.

6- Türkiye’de gecekondulaşmayla beraber tırmanan siyasal yozlaşma ve ekonominin her alanında  görülen, kayırmacılık, yolsuzluk ve rüşvet olgusu, kentlerde bir başka sorun olarak ortaya çıkarıyor. .

ATASAV yolsuzluk ve rant ekonomisine, karşı bir duruş sergiliyor

7- Kırdan kente göç eden ve geleneksel yapısını korumaya çalışan gecekondu halkının, çağdaş kent kültürünü  benimseyemediği görülüyor. Bu nedenle göç yoluyla kentleri dolduranlar, arabesk kültür adı verilen bir yapılanmaya doğru kayıyor.

 ATASAV arabesk kültüre karşı, çağdaş kent kültürünün yaygınlaşmasını sağlayacak, sosyal sorumluluk projelerine ağırlık veriyor.

8- Türkiye’de kentleşmenin ortaya çıkardığı en önemli sorunlardan birinin de işsizlik olduğu görülüyor. Bu nedenle büyük kentlerdeki iş olanakları, kentler de yığılan nüfusun çok gerisinde kaldı. Bunun sonucunda hizmet kesiminde niteliksiz işçi ordusu oluştu.

ATASAV  bu konuda iş ve meslek edindirme kurslarına ağırlık verilmesi, yerel yönetimlerle işbirliğine yönelik projeler geliştirilmesi için teklifler hazırlıyor. 

9- Kentleşme ve imar sorunlarının asıl çözümleri, geri kalmış ülkeleri gelişmiş ülke seviyesine ulaştırma amacı taşıyan bölge planlarıyla sağlanabiliyor.

ATASAV bu noktada vatandaşın da yerel özerkliğin ve demokrasinin gelişmesi açısından,  plan yapımına katılma hakkı tanınmasını, bir çözüm yolu olarak gösteriyor.

9- ATASAV tüm bu bulguların ışığında, faaliyet gösterdiği Ataşehir’de modern ve çağdaş kentleşmenin reçetelerini hazırlıyor. Yeni bir ilçe olması nedeniyle toplumun sosyo- ekonomik, kültürel ve psikolojik yönlerden hazırlanmasına, bilgi kirliliğinin önlenmesine, görsel ve sanatsal faaliyetleri için ortam oluşturulmasına yönelik projeler geliştiriyor. Bu konuda katılımcı çalışmalara katkılar sağlıyor.
 


ETKİNLİK TAKVİMİ

<<

June 2017

>>
P S Ç P C Ct Pz
2930311234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293012
3456789



Web Tasarım | Creamind